Kelimelerin Ölçüsü, Mesafelerin Anlamı: 1 Dekametre Üzerine Edebi Bir Yolculuk Bir edebiyatçı için her kelime bir mesafe, her cümle bir yolculuktur. Kelimelerin gücü, yalnızca anlattıklarıyla değil, aralarındaki boşluklarla, sessizlikleriyle ve yankılarıyla ölçülür. Dilin içinde ilerlerken, bazen anlamla gerçeklik arasında uzanan bir “ölçü”ye ihtiyaç duyarız. İşte o noktada, 1 dekametre gibi teknik bir ölçü bile, edebiyatın sembolik evreninde yeni anlamlar kazanır. 1 Dekametre Ne Kadar? Fizikselden Metafiziğe Bir Geçiş Fiziksel dünyada 1 dekametre = 10 metredir. Metrik sistemde, “deka” öneki “on” anlamına gelir. Yani bir dekametre, on metrelik bir uzunluğu temsil eder. Basit gibi görünür, ancak bir edebiyatçının dünyasında bu ölçü,…
Yorum BırakHızlı Bilgi Garajı Yazılar
🏳️🌈 Bayrağın Adı Ne? Renklerin Felsefi Çağrısı Bir filozof için bir bayrak, yalnızca kumaş parçası değil; insanın kimliğini, arzularını ve hakikat arayışını simgeleyen bir metafordur. 🏳️🌈 Gökkuşağı Bayrağı, modern dünyanın en güçlü sembollerinden biridir. Ancak bu bayrak, yalnızca bir topluluğun değil, insanlığın kendi üzerine düşünme biçiminin de simgesidir. “Bu bayrağın adı ne?” sorusu, aslında “Ben kimim?”, “Biz kimiz?” ve “Bir arada nasıl var olabiliriz?” sorularına açılan bir kapıdır. Epistemoloji: Bilginin Renkleri ve Kimliğin Bilinmesi Bilmek, sınır çizmektir. Epistemolojik açıdan 🏳️🌈 Gökkuşağı Bayrağı, kimliklerin sınıflandırılamaz doğasına karşı bir meydan okumadır. Modern toplum, “bilmek” için etiketler yaratır: cinsiyet, yönelim, kimlik… Ancak bu…
Yorum BırakToplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Nerede Yapılır? Öğrenmenin Demokratik Alanları Üzerine Pedagojik Bir Bakış Eğitim yalnızca sınıf duvarları arasında gerçekleşmez. Öğrenme, insanın yaşamla kurduğu sürekli bir diyalogdur. Bir eğitimci olarak, her fırsatta öğrencilerime şunu söylerim: “Öğrenmek, yalnızca bilgiyi almak değil, dünyayı anlamlandırma biçimidir.” Bu anlamda, toplantı ve gösteri yürüyüşleri sadece birer siyasi hak değil, aynı zamanda birer öğrenme alanıdır. Çünkü bu eylemler, bireyin düşüncesini kamusal bir zemine taşıyarak, öğrenmenin dönüştürücü gücünü toplumsal bir boyuta taşır. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri: Demokratik Öğrenme Alanları Öncelikle temel soruya yanıt verelim: Toplantı ve gösteri yürüyüşleri nerede yapılır? Bu tür etkinlikler, yasal çerçevede belirlenen alanlarda, kamu…
Yorum BırakKamuoyu Çalışması Nedir? Toplumun Nabzını Tutmanın Sanatı Her sabah kahvenizi yudumlarken sosyal medyada dolaşırken karşınıza çıkan anketler, seçim dönemlerinde yapılan araştırmalar ya da bir markanın yeni ürünü hakkında yapılan kamuoyu yoklamaları aslında çok daha büyük bir dünyanın küçük parçalarıdır. Bu dünya, “kamuoyu çalışması” dediğimiz, toplumun düşüncelerini, duygularını ve eğilimlerini anlamaya yönelik titiz bir araştırma alanıdır. Peki bu çalışmalar tam olarak neyi ifade eder, neden bu kadar önemlidir ve nasıl yapılır? Gelin birlikte keşfedelim. Kamuoyu Çalışmasının Temeli: Toplumun Düşüncelerini Anlamak Kamuoyu çalışması, en basit tanımıyla, bir toplumun belirli bir konuda ne düşündüğünü, nasıl hissettiğini ve hangi yönde hareket etmeye eğilimli olduğunu…
Yorum BırakKısa cevap: Kamerun, bağımsız bir devlettir; hiçbir ülkeye bağlı değildir. Orta Afrika’da yer alır, 1960 yılında Fransa’dan, 1961’de de İngiltere’nin kontrolündeki kısmı birleştirerek tam bağımsızlığını kazanmıştır. “Kamerun hangi ülkeye bağlı?” sorusu, ilk bakışta basit bir coğrafya sorusu gibi görünür. Fakat bu soru, tarih, sömürgecilik, kimlik ve küresel adalet konularının da kapısını aralar. Ben, dünyanın farklı bölgelerine aynı merakla bakan bir insan olarak, bu yazıda Kamerun’u sadece haritada bir nokta olarak değil; küresel dengesizliklerin, kültürel çeşitliliğin ve bağımsızlık mücadelesinin sembolü olarak ele almak istiyorum. Kamerun: Haritada değil, tarihte bir kavşak Kamerun hangi ülkeye bağlı? Bağımsız ama etkilenmiş Kamerun bugün bağımsız bir…
Yorum Bırak[](https://onlineyasam.com/nasil-yapilir/gul-suyunun-yararlari-kullanim-alanlari-ve-hazirlama-yontemi/?utm_source=chatgpt.com) Gül Suyu Yüze Nasıl Gelir? Tarihsel Bir Bakış ve Günümüz Uygulamaları Gül suyu, tarih boyunca hem tıbbi hem de estetik amaçlarla kullanılan, zarif kokusu ve cilde olan faydalarıyla bilinen bir doğal üründür. Antik Pers İmparatorluğu’ndan günümüze kadar gelen bu gelenek, modern bilimsel araştırmalarla da desteklenmiştir. Gül Suyunun Tarihsel Arka Planı Gül suyu, ilk olarak antik Pers İmparatorluğu’nda, özellikle günümüz İran’ında, gül yapraklarının buharla damıtılmasıyla elde edilmiştir. Bu işlem, hem parfüm hem de cilt bakım ürünü olarak kullanılmıştır. Orta Çağ’da Arap dünyasında da tıbbi amaçlarla kullanımı yaygınlaşmıştır. Günümüzde ise gül…
Yorum BırakDünyanın İkinci Büyük Kanyonu Hangisi? Doğanın Derinliklerine Yolculuk Bir Hikâyeyle Başlayalım… Hayat bazen bir adım atmakla değişir. Bazen o adım, bir yolculuğa çıkarır seni; bazen de seni, hiç bilmediğin derinliklere götürür. Benim için o adım, dünyanın ikinci büyük kanyonunu keşfetmeye karar verdiğim gün oldu. Bu sadece bir seyahat değildi; doğayla, insanla ve en önemlisi kendimle yüzleşeceğim bir hikâyenin başlangıcıydı. Yanımda iki yol arkadaşı vardı. Emir, her zamanki gibi planın detaylarını çıkaran, rotayı haritadan hesaplayan, “önce strateji” diyen bir adamdı. Elif ise duygularıyla hareket eden, her manzarada bir anlam arayan, kanyonun sesini kalbiyle duyan bir ruh… Bense arada kalmıştım; bir yanım…
Yorum BırakGöz Önünde Deyim mi? Bir Psikoloğun Merceğinden İnsan Doğasının Görünürlük Arayışı Gözlemle Başlayan Merak Bir psikolog olarak insan davranışlarını incelerken, en çok dikkatimi çeken şeylerden biri insanların “göz önünde” olma arzusudur. Her birimiz görünmek, fark edilmek ve onaylanmak isteriz. Fakat bu istek, yalnızca sosyal bir gereksinim midir? Yoksa derinlerde, kimliğimizin ve değer duygumuzun merkezinde yer alan bir ihtiyaç mı? “Göz önünde” ifadesi, gündelik dilde bir deyim olarak kullanılsa da; psikolojik açıdan bu, insanın var olma biçimlerinden biridir. Görünür olmak sadece fiziksel bir konum değil, duygusal bir deneyimdir. Bilişsel Psikoloji Boyutu: Algının Sahnesi Bilişsel psikolojiye göre, “göz önünde olmak” bir tür…
Yorum BırakDürüst olalım: Türkiye’de kanunları anlamak bazen IKEA’dan mobilya almaktan daha zor. Parçalar var, ama nasıl birleştiğini çözmek sabır işi. Hele konu 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname olunca… İşte orada erkeklerin “çözüm odaklı stratejik” yaklaşımıyla kadınların “empatik ve ilişki kuran” bakışını harmanlayarak anlatmak şart. Çünkü bu KHK, sadece bir metin değil; devletin yapısını A’dan Z’ye yeniden düzenleyen bir mimari tasarım gibi. Hazırsanız, çayınızı kahvenizi alın. Biraz hukuk, biraz mizah ve bolca ‘hadi ya gerçekten öyle mi?’ dedirtecek bilgilerle 703 sayılı KHK dünyasına dalıyoruz. 703 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Nedir? 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK), 9 Temmuz 2018 tarihinde yürürlüğe girerek…
Yorum BırakHava kürenin diğer bir ismi nedir? Kısaca: Atmosfer Şöyle bir başını göğe kaldırdığında, rüzgârın yanaklarına değdiği o anı biliyorsun. İşte orada, görünmez ama hissedilen bir dünya var: atmosfer. “Hava küre” dendiğinde aklımıza gelen şeyin bilimsel, yaygın ve doğru karşılığı tam olarak bu. Ama gel, tek kelimelik bir yanıtla yetinmeyelim; atmosferin kökenine, bugün hayatımıza nasıl dokunduğuna ve yarın neleri mümkün kılabileceğine birlikte dalalım. “Atmosfer” sözcüğünün kökeni ve “hava küre”yle akrabalığı Atmos (Yunanca “buhar, hava”) ve sphaira (“küre”) kelimelerinin birleşiminden türeyen “atmosfer”, tam anlamıyla “hava küresi” demek. Yani dilimizin “hava küre” dediği şeyin bilimsel literatürdeki adı “atmosfer”. Bu eşleşme sadece dilbilimsel bir…
Yorum Bırak